Nedir Bu: "Kurban Bayramı"
blog·31 Mayıs 2026

Nedir Bu: "Kurban Bayramı"

Kurban ve Bayram...

Daha bir kaç ay önce narin narin kapıya şeker toplamaya gelen çocuklara şeker ikram ederken, Ramazan'ın nefsi yorgunluklardan sonra bayramında keyfi bulurken şimdi evlerde bir telaş! ALLAHH, KURBAN BAYRAMI GELDİ!

Duydunuz mu sizde sesi: "Uyanın çocuklar, kurban namazının hemen ardından kurban kesmeye gidiceğizz!"

Kurban namazına gidildi, oysa anne biraz daha uyusaydık... Yok oğlum, bugün bayram!..

Evin erkeklerinde kurban kesme telaşı, hanımlarda ise etleri doğrama telaşı... Peki her yıl yaşadığımız bu telaş, bu yoğun et kokusu, bu soluksuz temponun tarihi nereye dayanıyor? Evet bir hayvan kesme işlemi ortada. Peki ya bu "kurban" nedir? Neden kurban kesmek bir bayram olarak anılıyor? Haydi gel, öğrenelim.

Kurbanı istemeden; "sadece belirli günlerde yerine getirilen ritüel ya da takvime bağlı bir tatil" zannedebiliriz. Bazen alıştığımız ve bizim için normalleşmiş kavramların manasını unutuyoruz. Ki "insan" kelimesinin köküne indiğimizde kelimenin kökünün "nisyan"dan geldiğini yani "unutan" manasını taşıdığını bildiğimizden, unuttuğumuz konuları (ki bu ünsiyetimizde var olduğunu okuduk) hatırlamanın ve hatırlatmanın insani bir vecibe olduğunu bilmiş bulunduk. Bundan mütevellit konuya bir açıklık getirelim.

Açıyoruz tarihin tozlu sayfalarını, oysa buraların toz tutmaması lazımdı. Bu detayı görmezden gelelim... Görüyoruz ki pek çok dinde bir "kurban kesme" yahut "tanrıya kurban vermek", "tanrıya hediye sunmak" gibi düşüncelerle kurban kesmek yaygın. Bunları biraz daha detaylandırdığımızda ise kurban kesmenin; günahlardan bağışlanma, tanrıya hediye vermek, eğlendirmek gibi nedenlere inanılmasından dolayı gerçekleştirileceğine rastlayacağız.

Kurban bayramının amacı bu gibi inanışlar veya zannedebileceğimiz üzere "bir tatil ya da ritüel" değil, kelime anlamıyla da ruhuyla da bir "yaklaşma"dır aslında.

Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Onların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır; O’na ulaşan ancak sizin takvanızdır.” (Hac Suresi, 37. ayet)

Kurban Bayramı; her türlü dünyevi kaygıyı geride bırakarak, sadece ve sadece takva bilinciyle Allah’a yönelmektir. Kesilen kurbanlar, bizi canımızdan, malımızdan ve dünyevi sevgilerden daha çok Rabb’imize yaklaştıracak bir vesiledir.

Ancak kurban sadece Rabbimize yaklaşmakla sınırlı değildir; aynı zamanda kullara yaklaşmanın da bir yoludur. Paylaşmak, bölüşmek ve kardeşliği yeniden hatırlamaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz’in “Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” hadisi, bu bayramın ruhunu en güzel şekilde özetler.

Binaenaleyh kesilen kurbanın bir kısmı ihtiyaç sahiplerine, komşulara ve yoksullara ulaştırılır. Çünkü bu bayram; sofraların çoğaldığı, gönüllerin birleştiği, kimsenin yalnız bırakılmadığı bir bayramdır. Böyle bir bayram olması gerekir...

Ve belki de asıl soru şudur: Biz gerçekten neyi kurban edebiliyoruz?

İşte bu bayram, bize bunu hatırlatmak için var. Yaklaşmak için... Arınmak için... Hatırlamak için...

Kurban Bayramı'mız cümleten mübarek olsun.

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın