
"Devrim" Niteliğindeki Sanayi Girişimi: Devrim Arabaları
Genç Ahval'de bu hafta ülkemizin ilk yerli otomobil girişiminden bahsediyoruz serinin devamı için takipte kalın keyifli okumalar dilerim.
16 büyük imparatorluk kuran şanlı Türk milletiyle Avrupa’nın daha medeniyet kelimesini bile bilmediği zamanlarda altın çağını yaşayan İslam aleminin birleşip şereflenen Anadolu medeniyeti Osmanlı İmparatoruğunun gücünü kaybetmesinden sonra tarihinde başardıkları o kadar büyük işlere rağmen aşağılık kompleksi içine girdi kan ve gözyaşı üzerine kurulan Avrupa’nın sözde medeniyetine de kanarak cehaletle biz yapamayız, bize göre değil diyerek Avrupa’ya hayran hayran izleyerek kaldılar fakat hala bir şeyler yapabileceğine inanan her zaman ülkesini, dinini ve milletini ileriyi taşımak isteyen idealistler Türkiye’nin ilk yerli otomobili girişimini gerçekleştirdiler. İşte o dönemler ülkemiz için “devrim” niteliğinde olan bu girişimden, Devrim Arabalarından bahsedeceğiz.
Devrim Arabaları, ülkemizin o dönemdeki sanayileşme çalışmaları çerçevesinde dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in 1961 yılının başlarında ilk yerli otomobil üretme hedefini dile getirmesiyle başlamıştır. Cumhurbaşkanının bu fikri dile getirmesiyle artık ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulma ve sanayileşme yolundaki önemli adımlarından biri olan yerli otomobil üretme fikri hızlıca yayılmaya başladı.
1961 yılının Ocak ayında dokuz sanayi firmasının İstanbul’da bir araya gelerek oluşturduğu Türkiye Makine Motorlu Vasıta ve Yardımcı Sanayi Birliği’nin kurulmasıyla Devrim Arabalarına giden yolda ilk somut adımlar atılmış oldu. Devlet yetkililerinin bu projeye destek göstermesi de yerli otomobilin üretimi ile ilgili araştırmalar ve prototipleme süreci de hızlandı.
Yerli otomobilin üretilmesi için kurulan Türkiye Makine Motorlu Vasıta ve Yardımcı Sanayi Birliği ve hükümet proje hakkında çeşitli toplantılar yapıldı. 1961 yılının Mart ayında Avrupa’daki otomobil tesislerinin incelenmesi için bir ekip gönderildi ve aynı yıl içinde yerli otomobilin üretimine somut olarak başlanmıştı. O dönemlerde aşağılık kompleksiyle birlikte yapılması neredeyse imkansız görülen işlerin yapılmaya başlanması halkta büyük bir heyecan oluşturdu.
Büyük bir heyecanla başlanan ama büyük zorluklarla karşılaşılan yerli otomobil projesinin ilk prototipi için 1961 yılının yaz aylarında Eskişehir’De TCDD’ye ait bir atölyede çalışmalara başlandı.
İlk yerli arabanın üretimi için çok kısa bir süre verilmesine rağmen bu yola baş koymuş idealist mühendislerimiz, otomobil tasarımını dört ay gibi kısa bir sürede bitirerek protitipe başladılar. Türk mühendislerinin bu başarısı o dönemde aşağılık kompleksine sahip bir toplum olmamıza rağmen büyük beklentiler yarattı ancak mühendislerimizin bu konuda olmaması nedeniyle tüm parçaların uyumlu üretilmesi zor oldu.
Devrim arabaları ilk yerli otomobil olmasına rağmen şasi ve gövdesi tamamen yerliydi motorun bazı parçaları ithal olsada %80 yerlilik oranına sahipti. Bu o dönemki ilk tecrübeler için muazzam denilebilecek bir başarıydı.
Devrim Arabasının tasarımı döneme göre modern olsada teknik zorluklar ve yüksek maliyet nedeniyle tasarımda işlevsel olarak eksiklik ve problemler vardı. Otomobilin 1000 kilogram civarında ve 4-5 kişilik olacak şekilde tasarlandı. Bazı parçalar kalıplı imalatla bazı parçalar Ankara ve Sivas’ta TCDD Fabrikalarında üretildi. Mühendislerimiz canlarını dişlerine takarak neredeyse uyumadan çalıştı ve Ekim ayının ortalarında yerli otomobil fikrinin üzerinden bir yıl bile geçmeden araç tamamlandı ve test sürecine başlandı.
Devrim Arabasını 29 Ekim 1961’de Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına katılması planlanmaktadı. Arabalar sabahın erken saatlerinde yola çıkmıştı. Böyle bir zamanda arabaların yakıt ikmali için gerekli yakıt ihtiyacının belirlenmemesi gibi bir hataya düşüldü...
İlk arabaya yeterli yakıt ikmali yapıldı fakat ikinci arabaya, cumhurbaşkanının bineceği arabaya yeterli yakıt ikmali yapılamadı ve sadece yüz metre gidebildi. Bu olaydan sonra mühendislerimizin bu aşağılık kompleksinde milletimizi kurtarmak için yaptıkları bu girişim için biz de yapabiliriz diye uğruna gecelerini ve gündüzlerini verdikleri bu proje için Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel “Batı kafasıyla otomobil yaptınız ama Doğu kafasıyla benzin ikmalini unuttunuz” sözünü söyleyerek bizim yapabileceğimizi göstermemize rağmen yapamayacağımızı söyleyip aşağılık kompleksinin belki de en büyük örneğini gösterdi ve yerli araba hayali uzun süre rafta kaldı...
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın